Abrakadabra
Kötülükten dahasını getirmedim diye kimseye
Gitmeye yeltenecek oldum yeni baştan
Sonra dedim kendime, başımıza ne geldiyse
Değmeyecek birine değer verip değenlerden gittik diye
Şimdiki durum da ona benziyor esasen... Ya böyle konuşuyorsun falan tamam mı, ama işte bir şey eksik; sanki sihirli bir sözcük varmış da onu söylesen her şey düzelecekmiş gibi. Ne peki bu sözcük? Aradım, hem de çok aradım, o olduğunu düşündüğüm tüm sözcükleri bir bir sıraladım hatta lakin bulamadım... Belki de yanılıyorum ama sözünü dinlemediğim vakit hep kaybettiğim bir dostum, yine öyle olan ama şimdi aramıza kör karanlıklar girmiş bir dostum için "Seni yanında görmek, konuşmak istiyordur; onu iyileştirmen yahut eskiye dönmeniz için sana fırsat veriyordur." diyor, yani kendi kadar güzel konuşuyor dostum. Yine de buna inanmaktan da kaçınasım geliyor, çünkü gerçek değilse -ki üzgünüm bana öyle geliyor- bir hicranı daha omuzlamaya hazır değilim... Diyorum ya ahali, konuşuyoruz ediyoruz, tek bir sihirli laf varmış da o söylense birbirimizin boynuna sarılacakmışız gibi; belki de bana öyle geliyor, her şey genelde bana öyle gelmiş oluyor zaten, endişem de bundan ya işte...
Abrakadabra mıdır ne karın ağrısıysa
Söylemezsem namım eşittir kadavraya
Bağırıp ağlasam bütün Ankara'ya
Artık kalır mı dersin üzüldüğüm kâr yanıma
Bu yazı burada biter
Kısa kestim çünkü
Bir cevap bulmam gerekir
Kendimden beter
0 Yorum:
Yorum Gönder