Neden Sık Yazmıyorum Artık
Doğrudan cevaba geçeyim okuyucu: Artık bir muhatabım olduğunu yahut olacağını hissetmiyorum ve bu yalnız yazıyla ilgili de değil üstelik. Vardıysa da benim gibi düşünen, hisseden birileri aynı konularda, kuru kuru eminim ki öldüler çoktan yahut sessiz bir garantisi verildi erişemeyişimizin birbirimize ki, verilmese dahi emin değilim ister miydi. Çok kendi başımayım artık okuyucu, sen bile yoksun biliyorum, esasen adeta yalnız unutmamak için yazıyorum halen, içlerin açıldığı kaydadeğer sohbet edebilmeyi.
Sadece taşıyacak biri olmadığı için yükleşmemiş şeyler gibiyim, bilmem anlatabildim mi. Sevmeyip kaçtığım kadar varmış bu şimdilerde anlıyor da olsam, ortasında debelendiğim teklik denen şey. Çok isterdim oysa sevmek ve daha çok sevmek, şimdiyse ancak kendimle barışık kalabiliyorum ki nice zaman bunun aksi görüldüm maalesef.
Uzanan anlamında olmaksızın, kimsenin elini tuttuğu olmayacağım fikri içselleştikçe, çekildiğim kabuğa daha sadık bir hal alıyorum, rağmen tüm tutuşmamalarıma. Yabancı bir lisan, ayrı gayrı bir insanım değil dahası. Sen ak git dünya, ben burdayım, benim olsan da.
Burada yazmakla hiçbir şey olduğu yok, ne iyi ne kötü günde kapımın çalındığı; gitti eski kuşlar, yaz bir daha gelmedi; sen bile yoksun şimdi, ben kaldım her zaman ve her yerdeki. Yok kimselerin beni anlayacağı, benle ben olacağı ki anlaşılmak bile neyi değiştiriyor allahasen? Okunmayan bir yazar, bilinmeyen, bilineyazılsa dahi hemen kafa çevrilen, kendi kendine biri olarak. Eyvallah.
0 Yorum:
Yorum Gönder