İrkinti
Kurşuna dizmek istediğim tanışıklıkların
Can çekişiyor olmalarını ummak bir yerlerde
Kötü mü beni -ki değilken yeterince dahi-
Ne kaldı işte şimdi, yangına karışan günlerden
İhmalin faili hatırdan eder dünü,
Olmamış dostların kurusun kemiği
Nerede ne zaman unutuldum bilmem ilk
Kimdi yarıp beni, ölümüm dalgasını başlatan
İsimler, suretler, izlere karşılık
Değmemiş sevgi ve çabalarım
Bir okuldu karanlık ki en saygınından
Kalmayı ve durmayı öğrendiğim, rağmen
Şimdi bu yaşlanmak türküsü beyaz bir örtü gibi
Yüklenen üstüme ağır ve ince, ah gençliğim
Ve anca tortusu kalan, var sandığım dostluklarım
Altında ezilirken yıldan yıla, temiz kaldığım
Na öfke, keder; kin değil hüzün bu tortu
Bölünüp ikiye kendim sarsam sadece
Artık en derin dost muhabbeti bile
Örtemez boşluklarım, dokunup geçer işte
Yakınlaşamıyorum çoktandır kimseye
Şarkıdaki gibi: Her akşam gelenler nerde?
Bakıyorum ince bir fanus ardından adeta
Yaşamak denenle kendiminkinin değmeyişine
0 Yorum:
Yorum Gönder