Nasır Olmak
Nedenini bilmediğim bir hüzün içindeyim bir iki gündür okuyucu, her ne kadar çok uzun süredir nasır halini almışsam da duygusal olarak, herhangi bir şeyin varlığı yahut yokluğu sinir bozucu derecede yitirmişse de anlamını benim için... Eskiden arkadaşlığa önem verirdim mesela, daha öncesinde aşka, düne kadar paraya. Hiçbiri yok gözümde, hiçbir anlamları yok; hayır yanlış anlama, nihilist falan değilim ben ama ne bileyim, galiba tümden hevesim kaçtı bir anda, sarmıyor yani anlıyor musun? Gerçi bu kelimeyi kullanınca da ciddiyetsiz bir ergen gibi anlaşılmaktan korkuyorum, öyleyse şöyle düzelteyim: Değmiyor.
Bir robota bağladım, daha acısı şu, gerçekten o kadar bağladım ki bundan hicap duymam gerektiğine dair hissim dahi azalıyor azar azar.
Sanırım bazı şeylerin olabilmesi gereken zamanlar vardı, o zamanlar geçince artık âlâsı gelse anlamı yok. Gençliğimde olması gerekiyordu eşim dostumun, gençliğimde aşık olmam, sevip sevilmem gerekiyordu, gençliğimde olmalıydı arkadaş gruplarım, mutlu yahut sıcak anlarım, iç içe olduğum topluluklar, bir şeyler işte bilmiyorum, bu yaştan sonra anca tanıdık olunur birileri ile, yıllar boyu uzun ve derin bağlar geliştirmiş bir arkadaş grubuna yaklaşılmaz zerre.
Hep bir ağızdan "Daha 25 yaşındasın." Dediğinizi duyar gibiyim ama anlamadığınız şu, öyle ya da böyle söndü bir şeyler bende, belki erken belki zamanında; olması gerektiğinde olmamış o her iyi durum şuan biraz sakil hissettirecek beni, dahası değil. Genç değilim ben artık, olmak gibi bir arzum ya da keşke şunu şöyle yapmasaydım gibisinden "kendi elimde olanlara dair bir pişmanlığım yok", benim tek derdim geçim artık, işimi iyi yapmak, daha iyi bir yaşam standardı... Hoş, daha iyi bir yaşam standardı, bahsettiğim şeylerin olmamışlığında bana ne katacak bilmiyorum da ama herkes onun için çalışıyor işte, ayak uyduruyorum.
Kendi halindeliğim, bir başımalığım öldürecek beni biliyorum; aksini teklif ettiğinizde keyfimden inat etmiyorum, geç kalınmış şeyler yerini tutmayacak çünkü. Neyse ki beni bir şeylere geç bırakan kendim değilim, ki burayı okuyan herkes de bilir o hikayeleri, her neyse.
Yalnız olmayı önemsemiyor hatta aksini beceremiyorum ama yine de hafiften içerlediğim bir şu var filmlerde falan denk geldikçe: Diyelim hayatıma biri girse, ben onu kimle tanıştıracağım ki? Hiç mi çocukluk arkadaşı, eşi dostu, konuştuğu ettiği olmaz bir adamın? E yok! Birileriyle olan heyecanlı ya da utanç verici anlatacak anım dahi yok, dün doğmuş gibiyim ya da bir ajan. Boktan biri gibiyim uzaktan.
Hiç sanmıyorum ve inanır mısın istemiyorum dahi ama misal evleniyor olayım, kimi çağıracağım gerçekten yanımda olmasını arzu ettiğim, Man From Nowhere'den tek farkım yaşım olur sanırım.
Bu yazı bir yere bağlanmayacak,
Sadece umarım beni anlarsın.
0 Yorum:
Yorum Gönder